Kadınları Etkilemenin Yolları
Erkeklerin kadınları etkilemede çoğu zaman başarısız olduğunu belirten uzmanlar, 12 altın kuralı açıkladı. Uzmanlar, kadınları elde etmek için erkeklerin kullandıkları kokulara dikkat etmeleri gerektiğini bildirdi ve kadınları başkan çıkarmak için erkeklerin yapması gereken 12 öneriyi şöyle sıraladı:
* Parfüm, deodorant ve vücut nemlendiriciniz aynı seriden olmalı. Kadınların en çok ilgilendiği konulardan biri sizin nasıl koktuğunuzdur.
* Sabah kalkar kalkmaz hemen sigaraya sarılmayın. Bu, sizin stresli bir gece geçirdiğiniz şeklinde yorumlanabilir.
* Müzik size fazlası ile yardımcı olacağı için mutlaka bir müzik aleti kullanmayı öğrenin.
* Ulaşılmaz havanızı asla kaybetmeyin.
* Kendinizi tutmayı becerin. Her şeye atlayan bir erkek yerine ağırdan alan erkek daha etkileyicidir.
* Alkol almaktan kaçının. Yoksa olaylar sizin kontrolünüzden çıkar ya da uyur kalırsınız.
* Bir işaretle peşinden gitmeyin. Biraz acı çekmesine ve sizi merak etmesine fırsat tanıyın.
* Sürekli arkadaşlarınızla dolaşmayın.
* Kadınların ilgi duydukları konular hakkında bilgi edinin.
* Romantik olun. Sürpriz yemekler, eğlenceler romantik olmanızı sağlayacak en kolay yöntemlerdir.
* Onu yabancı ortamlarda yalnız bırakmayın.
* Sık sık onu ne kadar çekici bulduğunuzu söyleyin ve gösterin.
Bazı erkekler ne yaparsa yapsın, kadınları etkilemeyi başaramaz. Oysaki kadınları etkilemek çok da zor değil. İşte kadınları etkileme tüyoları...
Klasik Öneriler :
• Ona çiçek alın.
• Parfüm alın.
• Size çıkar sağlamayan sürpriz bir hediye bulun.
• Onun için para harcayın.
• Ona yılbaşı ve doğum günü hediyesi almak için zaman harcayın.
• Yeni arabanızı kullanmasına izin verin.
Evrensel Öneriler :
• Akıllı olun.
• Onu akıllı hissettirin.
• Arkadaşlığından zevk aldığınızı gösterin.
• Hasta olduğunda onu nazlandırın.
• Geç kalacağınız zaman telefon edin.
• Asla surat asmayın.
• Dürüst olun.
• Onun işiyle gerçekten ilgilenin.
• Daha önceki konuşmalarda ne söylediğini mutlaka ama mutlaka hatırlayın.
• Dolabınızı budamasına izin verin.
• Kendi gömleklerinizi kendiniz ütüleyin.
• Temizliğin çok önemli olduğunu bilin.
Bunları Yapmayın :
• Sekreterinizi kız arkadaşınıza hediye almak için görevlendirmeyin.
• Bir kızla restorana gittiğinizde sakın bez peçeteyle burnunuzu silmeyin.
• Yemek yerken ağzınızı şapırdatmayın.
• Yanında burun karıştırmayın, sümkürmeyin ve burnunuzu çekmeyin.
• Kadınların ütü yapmaktan hoşlandığı fikrine kapılmayın.
• Eğer siz başlatmışsanız kavgayı kaybedin.
• Yalan söylemeyin.
• Asla ne yapması gerektiğini söylemeyin. İma bile etmeyin.
• Güzel koktuğunu söyleyin.
• Onunla olmadığınız zamanlarda da onu düşündüğünü söyleyin.
Evinize Özenin :
• Banyoyu toparlayarak bırakın.
• Çarşafları değiştirin.
• Onun için yemek yapın.
• Kahvaltısını yatağına götürün.
• Onunla olmak için erkek arkadaşlarınızla yaptığınız bir programı ekin.
Nazik Davranın :
• Garsonlara nasıl davranacağınızı bilin.
• Beraber gideceğiniz filmin seçimini ona bırakın.
• Sonra da bu filmde niye ağladığını anlamaya çalışın.
• Toplum içinde sevecen davranın.
• Arkadaşlarıyla iyi anlaşın ve ailesine karşı nazik davranın.
• Yemekten anlayın.
Erkekler Ne Söyler, Ne Anlama Gelir?
1.
"Ben balığa çıkıyorum"
Çevirisi: Ben elimde bir çubukla bütün gün sandalda
oturacağım ve denizde yüzen balıkları izleyeceğim"
2.
"Bu erkekleri ilgilendiren bir şey"
Çevirisi: "Bunun bilinen mantıklı bir
açıklaması yok, boşuna uğraşma hiçbir mantık kalıbına sokamazsın.".
3.
"Yemeğe yardım edeyim mi?"
Çevirisi: "Yemek neden hala masaya gelmedi?"
4.
"Evet tatlım... Haklısın sevgilim"
Çevirisi: Çevirisi yok.. Onlar bu sözleri periyodik olarak söylemeleri için
şartlandırılmıştır.
5.
"Bunu anlatmak çok uzun sürer"
Çevirisi: "Bu lanet şeyin nasıl çalıştığı
hakkında hiçbir fikrim yok"
6.
"Elbette seni dinliyordum tatlım; sadece aklımda bir sürü karmaşık iş var"
Çevirisi: "Neden biraz susmayı denemiyorsun?"
7. "Sevgilim biraz ara ver, sabahtan beri evi temizleyeceğim diye helak oldun"
Çevirisi: "Şu elektrikli süpürgeyi artık sustursan iyi olacak, film seyredemiyorum"
8.
"Hmmmm, evet çok ilginç hayatım"
Çevirisi: "Sen
hala konuşuyor musun?"
9.
"Hafızam pek iyi değildir, biliyorsun"
Çevirisi: "American Pie'nin sözlerini
hatırlıyorum, bugüne kadarki bütün
arabalarımın teknik özelliklerini hatırlıyorum ama;
senin doğum gününü unuttum"
10.
"Seni düşünüyordum ve sana bu gülleri getirdim canım"
Çevirisi: "Köşe
başında gülleri satan kız tam bir afetti"
11.
"Endişelenme tatlım, alt tarafı küçük bir kesik"
Çevirisi: "Aslında tam
damarı kestim ama gebereceğimi bilsem canımın ne kadar acıdığını itiraf
etmeyeceğim"
12.
"Hani, nereye düştü? Bulamıyorum işte!"
Çevirisi: "Yakalamak için ellerimi açtım ama
yakalayamadım, dolayısıyla attığın gibi kendin bul"
13.
"Yine ne yaptım?"
Çevirisi: "Yine nasıl
yakaladın?"
14.
"Tabii ki seni duydum tatlım"
Çevirisi: "Ne söylediğin hakkında hiçbir
fikrim yok ve umarım dinliyormuş gibi yaptığımı anlayınca 3 saat bağırıp
çağırmazsın"
15.
"Biliyorsun güzelim, ben başkasını sevemem"
Çevirisi: "Senin çığlıklarına
bile zar zor alıştım ve daha kötüsüyle karşılaşma riskini göze alamam"
16.
"Muhteşem görünüyorsun"
Çevirisi: "Tanrım ne olur bu denediği son elbise
olsun, yoksa kalp krizi geçireceğim"
17.
"Sakin ol, kaybolmuş falan değiliz. Nerde olduğumuzu biliyorum"
Çevirisi:
"Bizi kimse bulamayacak"
Kadınlar Ne Söyler, Ne Anlama Gelir?
İYİ :
Bir kadın yerden göğe kadar haklı olduğu bir konuda bir erkekle tartışmaya girmişse, erkek artık saçmaladığını bilsin çenesini kapasın diye kadın bu kelimeyi söyler... Bu arada bir erkek, kadının "nasıl görünüyorum?" sorusuna cevap olarak asla "İYİ" dememelidir, yoksa kadının yerden göğe kadar haklı olduğu bir diğer tartışma başlar...
5 DAKİKA :
Bir kadının "5 DAKİKA"sı yarım saate eşittir. Tabi bir erkeğin 5 dakikasının da tv'deki maçın ne zaman biteceğine eşit olduğunu düşünürsek, durum gayet adil.
HİÇ :
Bir erkek saatlerdir karşısında somurtan kadına en sonunda "neyin var?" diye sormayı akıl ederse alacağı cevap budur. "HİÇ" cevabını alan erkek anlamalı ki az sonra kadının yerden göğe kadar haklı olduğu bir kavga başlayacak ve bu kavga en az "5 DAKİKA" sürecek.
PEKİ (Tek kaşını kaldırarak) :
İşte kadının bu lafının ardından erkeğin bir soru daha sorması büyük cesaret işidir... Çünkü bunun ardından kadın "HİÇ" yüzünden sinirlenecek ve bir tartışmaya daha başlayacaksınız, kadının yerden göğe kadar haklı olduğu bu tartışmanın sonunda da, kadın "İYİ" diye bağırarak odadan çıkıp gidecek...
PEKİ (Normal bir yüz ifadesiyle) :
Bunun anlamı "pes ediyorum" ya da "aman ne halin varsa gör"... ama kaşlardan birinin havaya kalkması an meselesi, hemen ardından "HİÇ" yüzünden kavga çıkacak. Kadın "5 DAKİKA" sonra "İYİ" diye bağırarak odadan gidince her şey normale dönecek.
PEKİ (Her iki kaş da havada) :
Siz öldünüz. "5 GÜN" boyunca sevişmeyi unutun hatta yemeği, ütülenmiş gömlekleri bile...
DERİN BİR İÇ ÇEKİŞ :
Bu tabi ki bir kelime değil, bu erkeklerin en yanlış anladıkları bir kadın tepkisidir... Derin derin iç çeken bir kadının aklından şu geçmektedir: "Aaah ah bende de akıl olsa "HİÇ" yüzünden senin gibi bir aptalla tartışır mıyım?"
KISA BİR İÇ ÇEKİŞ :
Bu da bir kelime değil ama erkeğin kadınlarda doğru anladığı bir tepki. "KISA BİR İÇ ÇEKİŞ", kadının o an için halinden memnun olduğunu gösterir.... Bir erkek bu durumun ne kadar uzun sürmesini istiyorsa, o kadar uzun süre hareket etmemeli ve nefes almamalıdır.
AAAA :
Kadının bu kelimeyle başlayan her lafı, eninde sonunda erkeğin başına bela olacaktır... Örnek: "Aaaa dün öyle söylememiştin...", "Aaaa ama ben yemeğe annemleri çağırmıştım..." Bir erkeğin yapacağı en akıllı iş, kadın söze "Aaaa..." diye başladığı anda kapıya doğru yönelmektir.
LÜTFEEEEN :
Bunu bir rica kelimesi olan "lütfen" ile karıştırmayın. "Lütfeeeeen" diyen kadın belli ki anlattıklarınıza inanmıyor ve "lütfen beni kandırmaya çalışma yemezler" diyor... Zaten olay bu noktaya geldiyse yapacağınız hiçbir şey yok, Bir yanlışınız geçmişteki ve gelecekteki bütün doğruları götürdüğü için yalvar yakar olsanız yine de kadını inandıramazsınız, bu ay ki maaşınızı vitrinde görüp aşık olduğu gerdanlığa yatırırsanız belki biraz gülümsemesini sağlarsınız.
ÖNEMLİ DEĞİL :
İşte kadının en tehlikeli sözlerinden biri... Yaptığınız bir şeye karşılık olarak kadın size böyle diyorsa, yaptığınız şeyi nasıl burnunuzdan fitil fitil getireceğini düşünmektedir... Çünkü kadının "önemli değil dediği konu tabii ki çok önemlidir, bundan sonra 5 yıl boyunca yapacağınız her kavgada tekrar tekrar gündeme alınacaktır..."Önemli Değil"in ardından genelde "Peki"nin tek kaş havada olan versiyonu gelir ki o zaman anlayın kadın intikam planını çoktan kurmuştur.
SÖYLE HAYATIM :
Bu da bir suçunuzu, affedilmez bir günahınızı itiraf etmeniz için kadının size verdiği fırsattır... Bu fırsatı iyi kullanarak dürüst ve makul bir konuşma yapmalısınız.
TEŞEKKÜRLER :
Bir kadın size teşekkür ediyor..!! Şaşkınlıktan yere yapışmayın efendim "rica ederim" demeniz yeter.
ÇOK TEŞEKKÜRLER :
Bu maalesef "Teşekkürler"den daha büyük bir minnettarlık ifadesi değil.. Bir kadın size "Çok Teşekkürler" diyorsa ya kırıldı ya sinirlendi yani yaptığınız şey bir şekilde ona battı demektir... "Çok Teşekkürler"in ardından genellikle "Derin Bir İç Çekiş" gelir, siz de insanlık hali merak edip "ne oldu" diye sorarsanız, alacağınız cevap... "HİÇ"
Bayanlara Cevaplar - 1
Not : Siyah renkli yazılar bayanların, mavi renkliler ise erkeklerin cevaplarıdır.
1. Bizde kelime hazinesi daha bol.
Kelime hazinesinin bolluğu, cinsiyetle değil, çok okuma ile alakalıdır.
2. Biz asla düşüncelerimizi saklamayız daha yürekliyiz pat diye söyleriz.
Kişiler genellikle (sadece) uygun gördükleri konularda düşüncelerini açıklarlar, savunamayacakları düşüncelerini açıklayanlar kısa sürede cevaplarını alarak, söz söyleyemeyecek duruma düşerler. Savunulamayacak düşünceleri söylemek yüreklilik değildir.
3. Biz asla bir lafın altında kalmayız mutlaka cevap verilecek.
Kişiler genellikle lafın altında kalmak istemezler. Fakat bazı durumlarda söylenecek sözü bulabilmek çok zordur. Her durumda söz söyleyebilen kişilerin çok zeki olduğunu düşünüyorum.
4. Biz kadınlar genelde sesli düşünürüz.
Bu konuda size hak veriyorum. Bu özelliğinize de imreniyorum. Sesli düşünmek, düşünülen konuda çözüme varmayı kolaylaştırıyor. Sesli düşünmeyi öğrenmeye çalışıyorum.
5. Genelde erkekler konuşturmaya sebep veriyorlar.
Bu konuda da haklı olabilirsiniz. Bir forumda sorduğum bir soru ile ilgili olarak forum üyelerinden bir bayan şu cümleyi yazmıştı:
“Turgut Bey yine soru soruyor arkadaşlar iyi düşünün, hemen cevap vermeyin, soru soruyu doğurabilir dikkat edin.”
Espri yapmak amaçlı yazılmış bir cümlede olsa gerçeği yansıttığını söyleyebilirim.
6. Erkeklerin birçoğu geç anladığı için kadın anlatmaktan hal olmuştur.
Geç anlamanın erkeklere özgü bir özellik olduğunu sanmıyorum. Bir hususu anlamak için o konuya ilgi duyulması gerekir. İlgi duymadığım konularda söylenenleri anlamakta her zaman zorlanmışımdır. İlgi duyduğum alanların az olması nedeniyle genellikle geç anladığım izlenimi oluşuyor. Bu nedenle ilgi alanlarımı çoğaltmaya çalışıyorum.
7. İçtenlik ve paylaşımcılık hisleri kadını konuşmaya iter.
İçtenlik kısmına katılmamakla birlikte, paylaşımcılık özelliğinizin güçlü olduğuna inanıyorum. Paylaşmak isteği konuşmayı da zorunlu kılıyor. Paylaşmak isteyenler, konuşmaya da katlanmak zorundadır .
8. Yakınlık ve yalnız olmama isteği konuşma ihtiyacını arttırır.
Yalnızlık kadar güzel bir şey var mı şu dünyada? Bu konuda bayanları anlayabildiğimi söyleyemem. Bazı durumlarda, hiç konuşmadan yanında duracak birine ihtiyaç hissettiklerini biliyorum. Belki bir gün bu ihtiyacın nereden kaynaklandığını da anlayabilirim.
9. Kadın bilgi paylaşımı için konuşur. Erkek için ise konuşmak sadece bilgi aktarma işidir.
Kendi adıma konuşacak olursam, bilgiyi kimden aldığım veya kime aktardığım önemli değildir. Bilgi paylaşımından kastettiğiniz bilgi almak ise bu konuda tüm bayanlarla bir ömür boyu konuşabilirim.
10. Çene kasları erkeklere nazaran daha güçlüdür bu da bir sebeptir.
Çene kaslarımı güçlendirmek için başka yöntemler kullanıyorum .
Konuşmak sadece sesli olarak yapılmaz, yazılı da yapılabilir.
Yazılı konuşmada çenemin ne kadar düşük olduğunu e-posta ve MSN arkadaşlarım çok iyi bilir.
Kadınların Dilinden Kadın
Kadınlar güven duymayı ister ama aynı zamanda da bazen karşısındakinden çelişkide bırakılmayı da ister.
Net olduğumuzu düşünürüz, aynı zamanda kelimelerimizdeki ince anlamların anlaşılmasını da isteriz.
Bazen karşı cinse baskın çıkmayı bazen de ona boyun eğmenin güzel olduğunu,
Bazen kelimeler ağzımızdan hayır dese de inanın kalbimiz aksini söyleyip zorla götürülmek ister.
Bazen bile bile karşı tarafı üzmek,
Çözülemeyecek bir sorun olduğunu bile bile o konu üzerinde konuşup dinlenildiğimizi bilmek (sorunu çözmeye uğraşmanızdan çok) isteriz.
Her şey mükemmelken arada hiç sorun yokken sorun yaratıp birazcık üzülmek.
Bilgisayar ve Kadın
Yıllar önce daha da geliştirilen bir Deep Blue modeli, satrançta Kasparov'u yenmiş. Bunu büyük bir başarı olarak duyuruyorlar. Satranç oynamak çok zor bir şeymiş gibi reklâm yapıyorlar. Bu dünyada yapılacak en zor karşılaşma "bir kadını anlamak"tır. Bunu bilmiyorlar. Biri bunun üzerine kafa patlatmış bu sorunu çok düşünmüş ve bir "kadınları anlama simülatörü" yapmış. Bu simülatörün üzerinde çalıştığı bilgisayar 16 cpu destekli, 2 GB memory ve saniyede trilyonlarca hesaplamayı yapabiliyor.
Bu kadar uğraştıktan sonra bile ilk denemede bilgisayar yenilmekten kurtulamadı.
Sokaktan çevrilen bir bayan ile yapılan karşılaşma bilgileri aşağıdadır:
Birinci müsabaka:
Kadın: - Bilgisayar söyle bakalım saçlarımın yeni modelini nasıl buldun?
Bilgisayar: - Böyle çok güzel olmuşsunuz efendim.
Kadın: - Önceden güzel değildim yani?
Bilgisayar: - Hayır önceden de güzeldiniz ama böyle çok güzel olmuşsunuz efendim.
Kadın: - Önceden bu kadar güzel değildim yani?
Bilgisayar: - Hayır efendim önceden de çok güzeldiniz.
Kadın: - Şimdi pek o kadar güzel olmamışım ama?
(bilgisayar terk eder)
İkinci müsabaka:
Kadın: - Bilgisayar, erkek arkadaşımdan ayrılmak istiyorum ben.
Bilgisayar: - Pek mutlu değilsiniz zaten efendim, ayrılın bence.
Kadın: - Ama onu seviyorum.
Bilgisayar: - O zaman konuşarak sorunlarınızı çözmeyi denemelisiniz.
Kadın: - Yüzünü görmek, sesini duymak bile istemiyorum o hayvanin.
Bilgisayar: - O zaman mail atın, görüşmeyeceğinizi söyleyin?
Kadın: - Hayır ondan ayrılamam.
Bilgisayar - Kendinize biraz zaman tanıyın, duygularınız düşünceleriniz netleşsin.
Kadın: - Ne istediğimi biliyorum ben. Onunla asla olmaz.
(bilgisayar terk eder)
Üçüncü müsabaka:
Kadın: - Bilgisayar, sen beni sevmiyorsun?
(bilgisayar terk eder).
Bilgisayar ve Kadın Arasındaki Benzerlikler...
Ø İkisi de elektrik almak ister
Ø İkisi de hiçbir şey yapmıyormuş gibi gözükse de arka planda kullanıcıdan habersiz birçok iş yürütür
Ø İkisine de ne kadar çok paran varsa o kadar iyi donanımlısına sahip olursun
Ø İkisi de durup dururken niye bozulduğunu anlayamazsın
Ø İkisi de alışkanlık yapar
Ø Verim almak için ikisine de nazik davranmak gerekir
Ø Ne kadar iyisini alırsanız alın 2-3 yıl sonra daha iyisi çıkacağı için değiştirmek istersiniz
Ø İkisi de biz erkekler için olmazsa olmazımızdır.
Ø İkisini de ne kadar iyi kullanırsan kullan sonunda saç baş yolduran cinslerdir.
Ø İkisi de belirli aralıklarla error verir
Ø İkisi de hassastır, sağı solu belli olmaz. Biri hard disc yakar, diğerinin migreni tutar..
Ø İkisi de bozulduğunda hiçbir dediğinizi yapmaz.
Ø Ve en önemlisi ikisinin de hafızası çok güçlüdür. Hiçbir şeyi unutmaz, dikkat etmek gerekir.
Kadınları Anlamak
Yapılan bir
savaşta ünlü Kral Arthur esir düşer...
Karşı tarafın kralı bu büyük şahsı
affedebileceğini ancak bir şartı olduğunu öne sürer.
Kendisine bir soru
soracaktır.
Eğer Arthur bu soruya doğru cevap verebilirse hayatı
kurtulacak aksi taktirde ölecektir.
Soruya cevap
verebilmesi için bir yıl süresi vardır.
Soru aynen şöyledir:
"Kadınlar
ne isterler?"
Bu soru tabi ki dünyanın en zor sorusu, ancak kralın fazla
bir tercih şansı yoktur, ülkesine geri döner.
Türlü alimlere, bilir kişilere danışır.
Ama soruya tam bir
doğru yanıt bulamaz.
Bu sorunun cevabını sadece yaşlı bir cadı bilmektedir.
Artık en son gün gelmiştir ve Arthur mecburen cadıya gider.
Cadı soruya
cevap verecektir ancak bir şartı vardır.
Cevap karşılığında;
Arthur'un
yakın arkadaşı, en iyi ve yakışıklı şövalyesiyle evlenmek istemektedir.
Arthur yıkılır ve bunu kabul edemeyeceğini söyler.
Cadının yanından
ayrılır.
Şövalye olanları duyar ve krala koşup, hiç bir şeyin
kralın hayatından daha önemli olamayacağını söylerler
ve cadıdan cevabı alırlar:
"Kadınlar her zaman kendi
özgür iradeleri ile karar almak isterler."
Evet kesinlikle doğru olan bu cevap sayesinde kralın hayatı
kurtulur.
Ancak şövalyenin hayatı sönmüştür.
Cadı dünyanın en çirkin
görünüşlü mahlukatıdır.
Yemek yerken kusar, tükürür
ve her türlü olumsuz davranışı gösterir.
Şövalyeyle evlenme gününde bile
iğrenç davranışlar göstermiştir.
Nihayet şövalye için en kötü an, yani
gerdek gecesi, gelir...
Ancak, odaya
girdiğinde, karşısında cadı yerine dünyanın en güzel kadınını görür.
Acayip
şaşırır ve sorar:
-"Sen kimsin?"
Kadın cevap verir:
-"Ben
evlendiğin cadıyım. Ancak gündüzleri son derece çirkin ve geceleri son
derece güzel olurum.
Ya da gündüzleri son derece güzel ve geceleri son
derece çirkin olurum. Nasıl gözükeceğime sen karar vereceksin." der.
Şövalye çok kısa bir sure düşünür.
Geceleri mükemmel bir sevgili
mi, yoksa gündüzleri esiyle beraber kazanacağı saygınlık
mı?
Ve şöyle cevap verir:
-"Nasıl olmak istediğine sen karar
ver lütfen. Ben senin her haline karşı saygılıyım."
Cadı bu karar
karşısında çok sevinir:
-"Sen bana seçme özgürlüğümü verdin ve beni
kısıtlamadın şövalyem. Bu yüzden ömür boyu yanında güzel ve saygın biri
olarak
gözükeceğim."
Peki, buradan
çıkartacağımız sonuç nedir ?
Biraz düşünün.
Düşünün biraz daha düşünün.
"KADINLAR İSTER SON DERECE GÜZEL, İSTER SON
DERECE ÇİRKİN OLSUN, HER ZAMAN CADIDIRLAR!.
Hayır !!!
Sonuç
şu:
Her zaman GÜZEL ve saygın olan bir kadına layık olacak erkek, ona HER
ZAMAN ve TAMAMIYLA SAYGI duyan erkektir.
Ah Şu Erkekler
1.
Erkekler kadınları ÇOBANYILDIZI'na benzetir: Bugün
yıldız, yarın çoban.
2.
İki kişi evlendiği zaman yasalar önünde bir kişi olurlar ve o bir kişinin adı
kocadır.
3.
Erkekler basit oldukları için, fiziksel olarak aynı anda birden fazla konuyla
ilgilenmezler. Kadınlar aynı anda kolayca hem yemek pişirip, hem bebeği doyurup,
hem de telefonla konuşabilirler. Bir erkek bunu deneyecek olsa muhtemelen
infilak eder.
4.
Erkekler, kendileri olmadan da kadınların pekâlâ yaşayabileceklerinden her zaman
korkarlar.
5.
Bekâr bir erkek, sonsuza kadar çocuk ve yakışıklı kalacağı hayalinden bir türlü
vazgeçemez.
6.
Erkeksiz bir dünya hayal edebiliyor musunuz? Hiç suç işlenmeyen ve bir sürü
mutlu şişman kadının yaşadığı...
7.
Hiç evlenmedim çünkü gerek yoktu. Evimde bir kocanın yerini tutabilecek üç
hayvan besliyorum: Her sabah hırlayan bir köpek, bütün gün küfür eden bir
papağan ve geceleri geç gelen bir kedi.
8.
Kızların çoğunun babalarına benzer erkeklerle evlendikleri doğrudur. Bu da
annelerin düğünlerde neden ağladığını açıklar.
9.
Erkeklerin en sık yaşadığı hayal kırıklığı, bir kadının da bir beyne sahip
olduğunu fark etmeleridir.
10.
Erkeklerle eşit sayılabilmesi için kadınların bir işi onlardan iki kat daha iyi
yapmaları gerekir. Neyse ki bu zor bir şey değil.
11.
Çoğu erkekler terbiyeli olmayı öğrendiklerinde artık başka bir biçimde
davranamayacak kadar yaşlanmış oluyorlar. Onlar tepeden kulağa
beyefendidir.
12.
Erkekler yaşlandıkça daha da akıllanmazlar, sadece saçlarını
kaybederler.
13.
Dünya var olduğundan beri erkeklerin en büyük icadı kadın
iffeti'dir.
14.
Bazı kızların evlendikleri erkekleri gördüğünüzde, onların yaşamak için
çalışmaktan nasıl da nefret ettiklerini anlarsınız.
15.
Bütün erkekler sıkıcı, kaba, cimri, sapık ve çeşitli türlerde manyaktır demek istemiyorum. Ama ihtimaller öyle ki,
insaniyet ölçülerine uyan birini bulana kadar yukarıdakilerin çeşitlemeleriyle
birlikte olmak zorunda kalacaksınız.
16.
Erkekleri daha iyi tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum.
Başlangıç
Bayanları Anlama Rehberine Hoşgeldiniz. Aşağıda Sıralı Olan Maddeler Rehberimiz İçin Bir Ön Sözdür.
- Gözlere bakmak: Bayanların en fazla önem verdikleri husus konuşurken gözlerin kaçırılmamasıdır.
- Konuşmayı severler: Evli erkeklerin “dırdır etmek” olarak tanımladıkları ve sevimsiz bir özellik olarak vurgulamaya çalıştıkları bir özellik. Tecrübelerime dayanarak bu hususta erkeklerin hatalı olduğunu düşünüyorum. Yapılması gereken her gün konuşulacak yeni konular bulmaktır. Eğer konuşulacak yeni konular bulunmazsa, konuşma “dırdır etme” şekline dönüşmektedir.
- Düşüncelere değil, duygulara önem verirler: Kişisel olarak her zaman için düşündüklerimi ifade etmeye çalışırım. Bayanlar ise daha çok duygularını ifade etmeyi tercih ediyorlar. Duygu kelimesinden sadece “sevgi” sözcüğü anlaşılmamalıdır. Herhangi bir şeyin güzel olduğunu ifade etmek, acıma, nefret etme, üzülme, korkma, şaşkınlık, heyecan v.s. duyguların ifade edilebilmesine önem veriyorlar.
- Ayrıntılara dikkat ederler: Bulundukları mekânın her türlü özelliğine ve muhatap oldukları kişilerin fiziki özelliklerinden, başkaları ile olan iletişimine, geçmişte yaptıkları şeylere kadar her türlü özelliğe dikkat ederler.
- Açık konuşmak yerine ima yöntemini tercih ederler: Birçok konuda söylemek istediklerini açıkça söylemek yerine, söz ve davranışlarıyla anlatmaya çalışırlar. Erkeklerin bayanları anlamak konusunda geliştirdikleri sözlükler çoğu zaman yetersiz kalır.
- Anlamaya çalışırlar: Muhatap oldukları kişileri anlamak için çaba sarf ederler. Erkeklerin kişiye özel söz ve davranışları az olduğu için bu konuda pek fazla zorlanmazlar. “Erkek değil mi? Hepsi aynı.” sözünün doğru olduğuna inanırlar.
- Değiştirmek isterler: Muhatap oldukları kişileri şimdi değilse bile ileriki bir tarihte değiştirebilecek olduklarına inanırlar. Bu hata bayanlara özgü değildir. Yapılması gereken değiştirmek değil, etkilemek olmalıdır.
- Tekdüze bir hayat yaşamak istemezler: Yaşantılarında sürekli değişiklik isterler. Saçlarından, giysilerine, bulundukları mekânın yerleşim düzeninden, günlük işlerine kadar her şeyde değişiklik yapmak isterler. Bu konuda genel olarak abartılı davranışta bulunduklarını düşünsem de, programlanmamış bir yaşantının özlemini çektiğim zamanlar oluyor.
- Alışveriş hastasıdırlar: Bayanlar ve erkekler arasında en belirgin farkın bu olduğunu düşünüyorum. Erkeklerin bu konuda bayanlardan öğreneceği şeyler olmalı.
- Önsezileri güçlüdür: Kişiler ve olaylar hakkında ÖNYARGI sahibi olmamak için dikkat ediyorum. Birçok konuda bayanların önyargılı düşündüklerine inanırdım. Tecrübelerim, bayanların önsezilerinin daha güçlü olduğunu gösteriyor. Bu nedenle bayanların söz ve davranışlarını ÖNYARGI olarak değil ÖNSEZİ olarak değerlendirmeye çalışıyorum.
- Yıl dönümlerine önem verirler: Doğum günü, evlenme yıl dönümü, anneler günü, sevgililer günü vs. günlerin hatırlanılmasına önem verirler. Bu günlerin duyguların tazelenmesi amacına yönelik olarak değerlendirilmesi gerekir.
- Hafızaları güçlüdür: Bir gün işine yarayacağını düşündükleri şeyleri hiç unutmazlar. Hafızama güvenmeyi tercih etmiyorum. İnternet ortamında yaptığım yazışmaların kayıtlarını saklıyorum. Bunun dışında günlük şeklinde olmasa da zaman zaman hatıralarımı yazarak muhafaza ediyorum. Bu yöntemi herkese tavsiye ederim.
- Ağlayabilirler: Bayanların en çok imrendiğim özelliği. Belki bir gün ben de ağlamayı öğrenebilirim.
- Dolaylı iltifatlardan daha fazla memnun olurlar: Bayan-erkek iletişimi anayasasının değişmez maddesi iltifat etmektir. Gözlemlerime dayanarak bayanların ima yoluyla yapılan iltifatlardan daha çok hoşlandıklarını söyleyebilirim.
- İlgi arsızıdırlar: Ne kadar ilgi gösterirseniz gösterin yetersiz kalacaktır. İlginizi davranışlarla desteklemek zorundasınız. Söz olarak kalan ilgi bayanlar tarafından yeterli görülmemektedir.
- Problem yok derler: Beyler, bayanlarla iletişiminizde bir problem olduğunu düşünüyorsanız, muhakkak var demektir. İletişiminizde bir problem olup olmadığını muhatabınız bayana soracak olursanız alacağınız cevap: Problem yok.
